Haberler

Türkiye'nin En Büyük Sorunu

13  Mar 2015

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SORUNU

Dünya Sağlık Örgütü’nün, 1986 Ottawa Şartı’nda aldığı kararlar, sağlığın tanımını şu şekilde genişletti: “Bedensel ve ruhsal olarak tam bir iyilik hali olmaya ilave olarak, sosyal, kültürel, ekonomik olarak da iyi durumda olmak.” Bu tanımı ülkemizi ele alarak düşünürsek varacağımız sonuç “sağlıksızlığın tespiti”dir.

Kendi tanımımızı yapıp, DSÖ’nün sağlık tanımıyla örtüşüp örtüşmediğine bakalım. Ancak aklıma ilk etapta gelen bazı soruları sıralarsam, belki de doğru tanımı bu soruların içinde bulabileceksiniz:

İnsanımız bedensel ve ruhsal olarak ne haldedir?

Sosyal, kültürel ve ekonomik olarak ne haldedir?

İlerlemiş yaşında kendine yetiyor mu?

Koruyucu sağlık hizmeti veren hekimlerimiz var mı, varsa bunlar kimler?

Tıp eğitiminde minerallere kaç saat, ilaçlara kaç saat zaman ayırıyoruz?

Kaç tane toplum hekimimiz, kaç tane hidroklimatoloji uzmanımız var?

Türkiye’deki toplam rehabilitasyon merkezi sayısı AB ülkelerine göre ne orandadır?

“Hasta”, “vaka”, “olgu” gibi isimlerle tanımladığımız “birey”e söz hakkı veriyor muyuz?

Bu bireyin “kendi doktoru” olması ve “kendi olma bilinci”nin gelişmesi için ona bir katkıda bulunuyor muyuz?

Geleneksel Çin Tıbbı, Hint Tıbbı, Japon Tıbbı, Alman Tıbbı, Rus Tıbbı’ndan haberdar mıyız?

Kaç tane holistik/entegratif/tamamlayıcı tıp uzmanımız var?

Tıp fakültelerimizde doğal tedaviler/holistik tıp/entegratif tıp öğretiliyor mu?

TUS hekim hak ve özgürlüklerinin ihlali midir?

Üniversite ve devlet hastanelerinde dönen “döner sermaye” insan sağlığı üzerinde mi dönmektedir (!)

Süratle özelleştirilen sözde “tedavi edici sağlık hizmetleri”nin yarattığı “sağlık piyasası”nın bağ dokusunu oluşturan faktör kayıtsız dağıtılan primler midir? Bu primler de serbest piyasanın “döner”i sayılmaz mı?

Sağlık Bakanlığımız sağlıkla mı uğraşır hastalıkla mı?

Tabipler Birliği kime muhaliftir? Sisteme mi hükümete mi?

Türkiye’de hipertansiyon, kolesterol, depresyon, uyku bozukluğu, obezite gibi hastalıkları ilaçla tedavi (!) edenleri sorgulayan hekim sayısı ne kadardır?

Tabipler Birliği üyesi olan hekimlerin sağlığına ilişkin ne yapmaktadır/ne önermektedir?

Sigara içen doktor sayısı diğer mesleklerde sigara içenlerden daha düşük değilse bu bir skandal sayılır mı?

Hekimlerin yabancı dilde okuma-yazma-konuşma oranı nedir?

Hekimlerin yüzde kaçı yaptığı doktorluğu içine sindirebilmektedir?

Çocukları ve kadınları sürekli taciz edilen, sömürülen ve istismar edilen bir toplumda sağlıktan bahsetmek ne denli isabetlidir?

Okur yazarlığı olmayan, ısınması, barınması,konut ihtiyacı sorun olan, ekmeğe muhtaç olan, babasına, kardeşine veya kocasına ekonomik olarak bağımlı olan insanların sağlık gereksinimlerini acaba kim, nasıl, hangi insani yaklaşımla çözmektedir?

Ormanları villalaşırken (!) halkı “sağlık” için ormanda oksijen yerine kahvehanede duman ve kirli nefes soluyan bir toplum şuurunu kaybetmiş olabilir mi?

Zengini şeker-kalp-kilodan, yoksulu sigara-kanser-ruhsal gerilimden muzdarip bir toplumun sağlığına gerçekten çözüm arıyoruz muyuz?

Şöyle bir cevap veresim geliyor:

Taraflardan birincisine (devlet, doktor, STK):

Gölge etmeyin başka ihsan istemez!

Taraflardan ikincisine (halkın kendisi):

Herkes talep ettiği hayatı yaşar!

Yukarıdaki sorulara daha onlarcası, yüzlercesi eklenebilir. Her bir soruyu doğru yanıtladığımız zaman çıkacak olan sonuç, hepimizin altında kalacağı kadar büyüktür ve de

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SORUNU SAĞLIK SORUNUDUR.

Bu sorunun çözümünü ise 2400 yıl önce Hipokrat söylemiştir: “YAŞAMA BİÇİMİNİ DEĞİŞTİRMEYE HAZIR DEĞİLSEN EĞER, SANA KİMSE YARDIM EDEMEZ”  

Hipokratın öğüdüne uymak zorunda olanlar YÖK’ten hükümete, Tabipler Birliği’nden diğer STK’lara birey olarak benden, halkın tümüne kadar hepimiziz. Sağlık konusundaki tıkanıklık, halkın yaşam tarzındaki tıkanıklığın somut yansımasıdır. Çözümü insafı, adalet duygusunu, adaleti ve cesareti gerektirir. Her kim olursa olsun, statükoya sarılanlara karşı devrimci bir aksiyonu gerektirir.

Dr.Yaşar Yılmaz

Doğa ve Sağlık Vakfı (DOSAV) Başkanı

yasaryilmaz@dosav.org.tr

 

« Tüm Haberler