Haberler

Bir Dünya Görüşü Olarak Modern Tıp

13  Mar 2015

Eylem Yılmaz

 “Her hastalık toplumca yaratılmış bir gerçektir. Bunun anlamının ve uyandırdığı tepkinin bir tarihi vardır. Bu tarihin incelenmesi, bize empoze edilen tıbbi ideolojinin ne denli tutsağı olduğumuzu anlamamızı sağlayacaktır.” IVAN ILLICH

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ilaç endüstrisinin yıllık pazar payı 300 milyar dolar ve bu tutarın 3 yıl içerisinde 400 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Bu rakamlar, sağlığın ne denli büyük bir endüstri olduğunun önemli bir göstergesi. Bu pazarda talebin hiç azalmayıp sürekli uyarılmış bir şekilde yükseliyor olmasının bazı düşünsel temellerinden bahsetmek, yani kapitalist tıbbın örgütlendiği düşünce iklimini incelemek, yarattığı sorunlara çözüm üretebilmenin ilk adımıdır.

İlaca dayalı “sağaltım” yaklaşımı, modern okul tıbbının basit anlamda “hastalık biyokimyasal bir problem olduğuna göre sağaltım da biyokimyasal yöntemlerle olmalıdır” önermesine dayanmaktadır. Descartes’tan önce beden ve ruhun bir bütünlük içinde ele alındığı ve insan sağlığının kendi özel sosyal ortamlarında değerlendirildiği bir bakış hakimken, Descartes’ın madde alemiyle ruhlar alemini birbirinden ayıran dualizmi ışığında gelişen modern tıp insan vücudunu ayrı uzmanlık alanlarının konusunu oluşturacak parçalardan ibaret bir makine olarak değerlendirmeye başladı.  Bu yaklaşım, modern bilimsel tıbbın kavramsal çerçevesini oluşturan “biyomedikal model”i yarattı. Hastalık vücuttaki biyolojik mekanizmalardaki bir bozukluğun ifadesi olarak sunuldu ve doktorun görevi bu bozuk mekanizmayı düzeltmek için fiziksel veya kimyasal olarak müdahale etmek olarak tanımlandı.

Descartes’tan 300 yıl sonra modern tıp hala, Engels ve Foucault’nun da belirttiği gibi, insan bedenini özneden bağımsız bir makine, hastalığı makinenin bozulması,  doktorun görevini de bozulan makineyi tamir olarak değerlendiriyor. Biyomedikal bilimin araştırma alanı vücut organları ve fonksiyonlarından hücre ve en son molekül düzeyindeki araştırmalara kaydıkça, bedeni, zihni ve ruhu birlikte ele alacak, psikolojik ve sosyal faktörlerin sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirecek bütünlükçü bir sağaltım yaklaşımından uzaklaşıldı. F. Capra’nın psikiyatri alanıyla ilgili şu sözleri, genel olarak modern tıbbın geldiği yeri tanımlamaktadır: “Şifacılar yüzyıllar boyu fiziksel hastalıkları psikolojik yöntemlerle tedavi etmişken, bugünün modern psikiyatristi psikolojik rahatsızlıkları fiziksel yöntemlerle [ilaçla] tedavi ediyor.” Buna ek olarak biyomedikal sistemin insan bedeni üzerindeki otoritesi arttıkça, bireyin kendi bedeni üzerindeki söz hakkı ve özgürlüğü de azaldı.

Dr.Alejandro Junger, modern tıbbın insanın biyolojik varlığının giderek daha da küçük parçalarını inceleme alanı olarak belirleyen mikro teknolojilere odaklanmasının, insan varlığının büyük resmini görmeyi engellediğini belirtiyor. Dr.Junger’e göre, bu organ bazlı mikro bakış açısı, tıpta giderek artan “süper uzmanlaşma”, daha yeni tıbbi teknolojiler geliştirmek ve daha çok ilaç tüketimi modern çağ hastalıklarının iyileştirilmesine katkı sağlayamaz. Toplumda maddi ve manevi olarak büyük zarara yol açan bu sağlık sorunları, ancak insanın fiziksel ve zihinsel beden bütünlüğünü dikkate alan bütünsel bir bakış açısıyla çözülebilir.

NE KADAR İLAÇ, O KADAR SAĞLIK (!)

Sağlık Bakanlığı verilerine göre son 10 yılda Türkiye’de kişi başına ilaç tüketimi kutu başına yüzde 100 artmış. İlaç tüketiminin, hekime başvuru sayısının, görüntüleme tetkiklerinin, cerrahi girişimlerin sayısının giderek artıyor olması toplum sağlığında bir iyileşmenin değil, ancak “sağlık” pazarındaki talep artışının göstergeleri olabilir. Sağlığın bir “pazar” ortamında tanımlanması, en temel insan hakkı olan sağlık hizmetini standart bir mala dönüştürüyor. Dolayısıyla hava, su, toprak, güneş yani doğada -henüz ve relatif olarak- sınırsız, insan sağlığı açısından yaşamsal değerde ve bedelsiz bulunan unsurların sağlık sektörü açısından herhangi bir maddi karşılığının bulunmaması, bunların insan sağlığı açısından değerini ve tıp oligarşisinin bunlara yaptığı vurguyu azaltmaktadır.

eylemyilmaz@natur-med.com.tr 

 

 

« Tüm Haberler