Dr. Yaşar Yılmaz

 
 "Biz doktorlar, kendi içinizdeki doktoru harekete geçirip desteklemekten öte bir şey yapmayız. İyileşen bedenin kendisidir". Nobel ödüllü Dr.Albert Schweitzer (1875-1965)

Sarıkamış’ta, ikibin metre yükseklikte bir orman köyünde doğdum ve büyüdüm. Havanın, suyun, ormanın, toprağın, kısacası bize hayat veren 5 elementin bedenimizde ve ruhumuzdaki etkilerini tek tek özümseyerek yetiştim. Ormana o denli vurgundum ki, orman mühendisi olmak istiyordum, olamadım.


Ama Tanrı dileğimi boşa çıkarmadı, ormanı anlayan, onu tanıyan, hisseden ve hatta son onbir yıldan beri ormanı olan doğal bir ortamda yaşayan bir hekim oldum.
 
Yaşamım boyunca doğanın bir parçası olduğumu hep hissettim ve bu da beni doğal tedavilere yöneltti. 2000 yılında Hipokrat’ın branşına döndüm. Ondan önceki uzmanlığım ve yaptığım hekimlik acil bir branştaydı (anestezi ve yoğun bakım uzmanlığı) ve benim için kutsal olmaya devam edecek. Ama ben artık başka bir doktorum. Kaplıcanın, ozon tedavisinin, kolon-hidroterapinin, masajın, manuel terapinin, akupunkturun, fitoterapinin, iklim tedavilerinin, toprak tedavilerinin, beslenme bilgisinin, minerallerin, vitaminlerin ve ilacın dışındaki daha birçok doğal uygulama ve tedavinin insana ve sağlığına yararlarını öğreniyorum, öğretiyorum ve uyguluyorum. Hekimlik anlayışım bütünsel (holistik) tıbba dayanıyor. Bir doktor olarak beni insanların (Natur-Med dilinde sağlık dostunun) yalnız bedeni değil, zihni, ruhu ve yaşam tarzı da ilgilendiriyor.

Ben insanlara kendi bedenlerindeki eczaneyi kullanmayı öğreten hekimlerdenim. İnsanlara “kendi doktoru” olmalarını öğretmeden, hangi metotla olursa olsun tedavi önermeyi ve uygulamayı doğru bulmuyorum. Klasik okul tıbbının en yoğun, en hızlı ve en heyecanlı bir bölümü olan anestezi yoğun bakım uzmanlığından sonra, “iyileştirmeden önce korumak gerekir” anlayışıyla son onbir yıldan beri kür hekimi olarak mesleğimi icra ediyorum.

37 yıllık meslek yaşamımın 31 yılı doğal tedavileri öğrenmek, uygulamak ve öğretmekle geçti. Bu süreçte gördüm ki enformasyon operasyondan daha öncelikli imiş. İnsana sağlığını verenin de, hastalığını iyileştirenin de öncelikle kendi bilgi ve bilinci, daha sonra da doğa ve doğal yöntemler olduğunu yaşadım ve gördüm. Son onbir yılda (gece ve gündüz) Türkiye’de kür tıbbını ve kür hekimliğini kabul ettirmek için yoğun çaba içinde oldum.

Onbinlerce hasta ve sağlıklı kişide hem hastalığı sağaltmada, hem de sağlığı korumada klasik yöntemlerin dışında sağlık hizmeti verdim. İnsanların iyileşmelerinden mutluluk duydum.

En çok karşılaştığım soruların başında “sizin uzmanlık alanınız nedir, sizin branşınız nedir?” sorusu geliyor. Böyle bir sorunun cevabı bir branşın adı söylenerek verilecekse, bu elbette ki klasik okul tıbbına ait bir branş olamaz.
 

Peki, ben kimim?

Bütünsel/bütünleyici tıp prensipleriyle-İnsanı ve çevresini birbirine entegre eden,-Doğal tedavi ve uygulamaları yapan, yaptıran-Kişinin yaşam biçimini değiştirerek kendisini önemsemesini, bir sağlık bilinci geliştirmesini sağlamaya çalışan bir KÜR HEKİMİYİM.
 
  • 15 yıldan beri Natur-Med’in kurulması, yapılanması ve yönetimi ile uğraşıyorum.
  • Başka meslektaşlarım ve konseptimizle ilgili eğitmenlerle birlikte yılda en az 300 gün Natur-Med’de sağlık seminerleri veriyorum.
  • Alman Kaplıcalar Birliği ve Avrupa Ağrı Akademisi ile bağlantılı olarak çeşitli çalışmalarda bulunuyorum.
  • Avusturya Doktor Akademisi Entegratif Kür Tıbbı Hekimliği Sertifikasına sahibim.
  • Doğa ve Sağlık Vakfı’nın kurucusu ve başkanıyım.
  • Doğal Tedavi ve Termal Kür Hekimi olarak yoğun biçimde Arındırma Tedavileri kapsamında asit-baz dengesi, serbest radikaller, antioksidanlar üzerinde çalışıyorum.
  • Ayrıca ağrı tedavisi, hipertansiyon, birçok psikosomatik hastalıkta hem ilacın dışındaki tedavileri uyguluyor, hem de bilimsel yayınlar yapıyorum.


Natur-Med’de görüşmek dileğiyle,
Dr.Yaşar Yılmaz