Felsefemiz

İnsan vücudunu bir makine, hastalığı makinenin bozulması,  doktorun görevini de bozulan makineyi tamir olarak gören tıp yaklaşımını reddediyoruz. 
 
İnsanı beden-ruh ve zihin bütünlüğü olarak tanımlıyoruz. Bedeni fiziki vücut ve vital (yaşamsal) enerji olarak anlıyoruz. Sağlığı ise, bu dört olgunun uyum içinde var olması ile tarif ediyoruz. 
Hastalığımızı da, sağlığımızı da yaşam tarzımızla, duygu ve düşüncelerimizle kendimiz yaratıyoruz. Sağlığımızı korumak da, yeniden kazanmak da ancak bizim elimizde. 
 
Etrafımızdaki gerçek dünyayı yaratıcı bilincimizin özgürleşmesi ile kavrayabileceğimize inanıyoruz. Zihin, ruh ve vital enerji bütünlüğünün ve uyumunun Tanrı’nın bize sunduğu en büyük şifa olduğuna inanıyoruz. İnsanın, kendi içinde (kendisiyle) ve çevresiyle uyumlu halini SAĞLIKLI HALİ olarak tanımlıyoruz. 
İsviçreli doktor Paracelsus’un söylediği gibi, en etkili ilacın sevgi olduğuna inanıyoruz. Beyin, sinir sistemi ve bağışıklık sistemi arasındaki ilişki sağlığımızı doğrudan etkiler. Düşünce ve duygularımız beynimizde ve tüm bedenimizde ölçülebilir kimyasal ve elektriksel değişimlere neden olur. Mutluluk ve olumlu düşüncenin bağışıklık sistemini güçlendirirken, hayata karşı olumsuz bakış açısının, umutsuzluk, çaresizlik ve mutsuzluk gibi olumsuz düşüncelerin beden direncini zayıflattığı yönünde çalışmalar mevcuttur. Duygusal çalkantılar, depresyon, hüzün, kin, kıskançlık, öfke gibi negatif duygu ve düşünceler bedenin rejeneratif (yenilenme) kapasitesini önemli ölçüde düşürürler. 
 
Sağlıklı kişilerin sağlıklı hallerini mümkün olan en uzun süre koruyabilmelerini sağlamayı amaçlıyoruz. Kişinin sağlığını ve yaratıcılığını arttıran, olabildiğince kişiye özel (individuel), düzenleyici (regülatif) bir bütünsel tıbbı savunuyoruz.