Prof. Dr. Karl Hecht Su Analizi Raporu

Dr.med.Dr.sc.med. Karl Hecht

Nörofizyoloji Profesörü

Berlin Charite-Humboldt Üniversitesi

Emekli Klinik Patofizyoloji Profesörü

07.02.1997 tarihli, İstanbul Üniversitesi’nde yapilmis su analizleri ile 07.04.2002 tarihinde bana verilen Natur-Med termal suyunun Berlin’de Çevre Analiz Laboratuarı’nın Dr.rer.Nat.L.Werner tarafından imzalanmış analizlerini değerlendirip yorumladım. Her iki laboratuardaki analizler uyuşmaktadır, bu da memnun edicidir.

Davutlar’da gözlemlediğim kil, SiO2’den zengin olup, su da kanımca buna bağlı olarak 84,2 mg/l (1997), ve 47,5 mg/l (2004) SiO2 icermektedir. (Düşük çıkmasının nedeni suyun beklemesi sonucu polimerize olmasıdır ve bu oran yine de yeterlidir.)

Silisyum dioksiti tümüyle değerlendirmek için suyu çıkış yerinden alıp, taze olarak içmek daha doğru olacaktır. Kronik cilt hastalığı olanlar da mümkün olduğu kadar suyun fışkırdığı havuz bölgesinde banyo yapmalıdırlar. Natur-Med termal suyuyla her türlü silisyum kürü yapılabilir:

Uyku bozukluklarına karşı (öncelikle sudaki Br, Mg ve SiO2 oranlarına bağlı olarak)

Eklem hastalıklarına karşı (SO4 ve SiO2 ye bağlı olarak)

Anti-Stres Kürleri ( Br, Mg, SiO2)

Arteriyel hipertansiyona karşı kürler (CO2, Br, Mg, SiO2)

Alerjiye karsi kürler (Fe, SiO2)

Sindirim bozukluklarına karşı kürler (SiO2, SO4, Br, Mg)

Tüm içme kürlerinde su taze olarak içilmelidir.

Not: Natur-Med termal su içme kürleri “at kuyruğu otu çayı” ve Klinoptilolith-Zeolith tabletleri ile kombine edilebilir ve içme kürü sonrası buna devam edilebilir.

SİLİSYUM DİOKSİTLE (SiO2) İYİLEŞMEK VE SAĞLIKLI KALMAK

Prof. Dr. Karl Hecht

Silisyum Dioksit (SiO2) nedir?

Yerkabuğumuzun %77’si silikatlardan (silisyum tuzlarından) ve %12’si SiO2’den oluşmaktadır. Örnegin, kuarz, dağ kristali, ametist, kieselgur, glimmer, feldspat, bazalt gibi. Yerküremizin en doğurgan parçası SiO2’den zengin olan balçıktır.

SiO2 yerküremizin Oden sonra gelen elementidir.

SiO2’nin, yaşamın oluşmasında dominant bir rol oynadığı bilimsel araştırmalarla sabittir.

Yaşamın temel elementi olarak, sadece iyileştirme gücüyle kalmayıp, yaşlanma sürecini geciktiren etkisi yanında, cildin güzelliğinin korunmasını, bedensel ve ruhsal aktivitelerin arttırılmasını sağlayan özellikleri vardır.

Hangi SiO2 tıbbi amaçla kullanılabilir ?

Teknolojide kullanilan sayısız SiO2 çesitleri vardir. Bunlar, sağlık amaçlı kullanılamazlar. Ayrıca, kuarzı, dağ kristalini, glimmeri, feldspati ve kili yemek de mümkün değildir.

Tedavi edici olarak SiO2’nin MonoSiO2 ve Kolloidal SiO2 (solüsyon ve jel formu) şekilleri kullanılabilir.

Tedavi edici SiO2 nerelerde bulunur?

  • Yüksek SiO2 oranı olan termal kaynak suları
  • At kuyruğu çayı
  • Doğal-Klinoptilolith-Zeolith tabletleri ve tozu

İnsanın günlük SiO2 ihtiyacı ne kadardır?

Günlük 50-100 mg. Yaşlılarda bu miktar 200 mg’a kadar çıkarılmalıdır. 

SiO2 eksikliğinin tipik belirtileri:

  • Bağlarda ve tendonlarda zayıflık, sarkan (gevşek) bağ dokusu
  • Büyüme bozukluğu
  • Cilt kırışıklıkları, kirlilikleri ve kaşıntıları
  • Saç dökülmesi, tırnak kırılmaları
  • Diş eti iltihapları
  • Sık sık enfeksiyona maruz kalma
  • Hızlanmis biyolojik yaşlanma
  • Bedensel ve ruhsal kondisyonda azalma
  • Sindirim bozuklukları
  • Selülit
  • Psoriasis (sedef), nörodermitis
  • İnsanların % 80’i SiO2 eksikliğine maruzdur. Günümüzde gıdalar az oranda SiO2 içermektedir.

Özellikle kimler daha fazla SiO2’ye ihtiyaç duyarlar?

  • Mesleki yükü fazla olanlar
  • Sporcular
  • Yetersiz beslenenler
  • Hamileler
  • Kronik hastalığı olanlar
  • Enfeksiyonlarda 

SiO2’nin etkileri nelerdir?

  • Hücre yapımını ve metobolizmasını aktive eder.
  • Bağ dokusu sıklaşmasını arttırır.
  • Damar elastikiyetini arttırarak arteriosklerozu önler.
  • Kalsiyumu kemik yapımı için regüle ve aktive eder.
  • İltihabı çözer.
  • Yara iyileşmesini arttırır.
  • Dezenfektandır.
  • Detoksifiye eden etkisi vardır.
  • İmmun sistemi güçlendirir.
  • Radikalleri tutar.
  • Bedensel ve ruhsal aktiviteyi arttırır.
  • Cilt kırışıklıklarını giderir.
  • Biyolojik yaşlanmayı önler.
  • Cildi güzelleştirir.
  • Saç dökülmesini önler.
  • Bağırsakları regüle eder.
  • Yan etkisi yoktur. Doz aşımı olmaz, cünkü fazlası böbrek yoluyla atılır.

Silisyum Dioksit hakkında:

Silisyum dioksit gelecekte birçok hastalığın tedavisinde kesinlikle çok büyük bir rol oynayacaktır.

Louis Pasteur. Fransız biyolog, kimyager (1822-1895)

Silisyum dioksitin bağ dokusuyla beraber, özellikle kemik ve kıkırdak yapımında önemli bir rol oynadığı kanıtlanmıştır.

Prof.Dr.Edith Muriel Carliste-Dünyaca ünlü Amerikan bilim kadını. Silisyumun esensiyel gıda olarak alımını araştırmış Vita Min Spur 03.03.1988

Muhtemel kullanım alanları: Saç dökülmesi, tırnak kırılması, cildin elastikiyetinin kaybolması ve osteoporoz olup, bunların oluşumu silisyum eksikliğine bağlıdır.

Burgersteins Handbuch Nöhrstoffe;Haug Verlag,1997

Kozmetikte silisyum dioksit, problemli cilt diye bilinen solgun ve kuru olan ‘yaşlı cilt’ halinde başarıyla kullanılmaktadır. Bağ dokusu hücrelerinde silisyum olmadığı zaman, elastikiyeti ve stabilitesi kaybolur ve gevşer.

Carola Berger:Silisyumla gergin doku ve saglik,Uranla,1998

Kaşıntı, saç dökülmesi, bel fıtığı ve benzeri problemler, zayıflamış savunma sistemleri, insanda silisyum eksikliği ile bağlantılıdır. Günümüzde silisyum bakımından zengin gıdalar, birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır.

Heinz Scholz:Mineralstaffe und Spurenelemente,Trias,1990

Prof.Dr.Karl Hecht: 80 yıllık gencim. Biyolojik yaşım 50. Bedensel ve ruhsal olarak aktifim. Kondisyonum iyi, hafızam şahane. Uykum iyi, dolgun bir cildim var, saçlarım yerinde. Neden? Yıllardan beri Naturklinoptilolithe-Zeolithe formunda silisyum aliyorum da ondan! (2004)